Skip Navigation LinksAnnouncements
Tüm Duyurular

Plato on the Pleasures and Pains of Love

Plato on the Pleasures and Pains of Love
Yayınlanma Tarihi: 11 Nisan 2019, Perşembe

Platon, Aşkın Zevkleri ve Acıları Üzerine

Mehmet M. Erginel

İstanbul Üniversitesi, 14 Mart 2019


Platon'un erōs teorisinin kalbinde Symposium diyaloğunda bulunan 'aşk merdiveni' yatar (210a-212b). Bu pasajda bir bedene duyulan aşktan adım adım Güzel'in kendisine duyulan aşka yükseliş tasvir edilir. Ancak bu değişimin psikolojisini kavramak güçtür çünkü ilgili metin kısa ve detay bakımından gayet kısıtlıdır. Platon'un erōs kavramını daha iyi anlamak için farklı eserlerde zevk ve acı üzerine yazdıklarını erōs  ile ilişkilendirmenin faydalı olacağını düşünüyorum. Bu konuşmada özellikle üzerinde duracağım nokta ise Devlet IX ve Philebos eserlerinde ilgili pasajlara baktığımızda aşk merdiveni için ciddi bir sorun görüntüsüyle karşılaşmamız olacak.

 

Sorunumuzun kaynağı Platon'un Devlet IX ve Philebos'ta acılar ve zevkler üzerine ortaya koyduğu görüşlere göre cinsel arzu ve 'romantik' aşk acı içerirken bilgelik aşkının acısız olması. Devlet IX'daki adil insanın adaletsiz insandan daha mutlu olduğuna dair 'üçüncü kanıt' (583b-586e) sadece filozoflara özgü zevklerin acıyla karışmamış (saf) olduğunu, bu yüzden de diğer tür zevklerden daha zevkli olduğunu öne sürer. Philebos'ta (50e-55c) ise yine felsefi/entelektüel zevkler dışındaki tüm zevklerin acıyla karışık olduğunu görürüz. Felsefi zevklerle diğerleri arasındaki fark aslında literatüre bakınca görülenden daha da çarpıcıdır: felsefi olmayan zevkler sadece ardışık olarak değil eşzamanlı olarak da acılarla karışmıştırlar. Buna göre acı yalnızca söz konusu zevkin öncesinde ve sonrasında bulunmaz, zevk esnasında da mevcuttur. (Burada acının bir süreç değil bir durum olarak okunduğunu söyleyebiliriz.) Dolayısıyla Platon'un zevk ve acı analizine göre felsefi olmayan (ruhun akıl kısmına ait olmayan) arzuların kendileri acı içerir, bu yüzden de Symposium'un aşk merdivenindeki yükseliş acılı bir zevkin acısız bir zevke dönüşmesini içerir. Karşı karşıya kaldığımız soru acılı bir arzunun acısız bir arzuya dönüşmesini açıklayabilecek makul bir psikolojik açıklama bulunup bulunmadığıdır.

Bu noktada cevap arayabileceğimiz bir yer Devlet 485d olur. Burada Platon ruhun farklı kısımlarının arzularının güçlenmesi veya zayıflaması için bir 'hidrolik metafor' kullanır. Bu filozofların gelişimi ve doğru arzuların güçlenmesi açısından önemli ancak tartışmalı bir pasajdır, çünkü buradaki görüş Freud'un libido teorisiyle benzerlikler taşır. Ancak Freud hakkında ne düşünürsek düşünelim, bu pasajı kötü bir metafor olarak bir kenara bırakmak yanlış olur çünkü hem Devlet eserindeki etik-psikolojik görüşlere hem de Symposium'un aşk merdiveninde yaşananlara ışık tutar. Bu sayede ele almış olduğumuz soruya şöyle bir basit cevap verilebilir: bu süreçte söz konusu olan bir dürtünün radikal bir değişimden geçmesi değil sınırlı bir enerji kaynağının acılı arzular içeren ruh kısmından acısız arzular içeren ruh kısımlarına yönelmesidir.